GÜNDEM

EDEBİYAT

Elyesa Koytak 1989 İstanbul doğumlu. İlk şiir kitabı Hicretsizlik Avangard Yayınlarından çıktı.

Koytak, Galatasaray Lisesinin ardından Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümünü bitirmiş.

Şair, şiir ve yazılarını Fayrap dergisinde yayınlıyor.

İlk birkaç yılın ardından şiir yayınlayı sıklaştırdıkça daha çok ilgi ve dikkat çekti. Yaşı genç olmasına rağmen ilk kitabı hem biçim hem de tema açısından yolunu bulmuş bir şairi işaret ediyor.

Aldığı iyi eğitimi şair kalbinde gösteriyor. İmge ve siyasi dil şiirde bütünleşiyor, bunların özünü oluşturan vicdan ve merhamet hissi duyarlığın yansıması olarak beliriyor.

Onun şiirinin yanında, kültür, siyaset ve edebiyat üzerine kaleme aldığı yazılar zihin haritasının kodlarını ve üzerine bastığı zeminin sağlamlığını işaret ediyor.

Hicretsizlik aslında büyük bir tehlikeye de müsait. Zira siyasi dil ve şiir yarına kalmayan, geçici olan bir dil. Elyesa Koytak, siyasi dili günlük politikadan ziyade siyasi dilin kültürel alanlarına vurgu yaparak ve en çok da merhamet ve dert hissini canlı tutarak taşımayı başarıyor.

Hicretsizlik kitabı üç bölümden oluşuyor: Gazâ, Devre Arası (2008-2010) ve Dakik Şiirler.

Elyesa Koytak, ilk kitabının izlerini hem tema ve hem de  biçim olarak bundan sonraki şiirlerine taşıyacak olursa ondan yine siyasi dilin imgeyle yoğrulduğu yoğunlaştığı şiirler okumamız mümkün.

İlk kitabı, yaşadığı ve çağın bir tanıklığı kılan şey, bugünü anlatırken dünden hiç vazgeçmemesi: İsmet Özel adlı bir zülfikarla deşiyorum karnını.

Şiirin konuşma üslubuna yakın durması, yüklemlerin genelde sonda olması akıcılığı ve okuyuşu kolaylaştırıyor.

Şairin zihin ve gönül dünyasını okşayan güzelliğ ele veren bir mısrası şöyle: Başımı gazali’nin dizine yatırıyorum.

Şair gönlünde Gazzali’yle yer açarken, ruhunu onda dinlendirirken çağdaki sorumluluğunu da unutmuyor: Ezberimdeki rimbaud ve masamdaki heidegger.

Şiirlerde modern dünyaya karşı onu canlı kılan, diri tutan unsurlar da bütün açıklığıyla dile geliyor: Allah’tan hadis kitapları/ Allah’tan ezanlar bir tebük seferine çağırıyor.

Kitap boyunca şairin Türkiye ve Müslümanlık diye bir meselesinin olduğunu ve bu kitabın asıl unsurunun bunlar olduğunu söylemek gerekir. Türk Şiirinde CIA ve Türk Şiirinde CIA 2 adlı şiirleri bütünüyle bu ana damarı günyüzüne çıkarıyor: Pentagon helak olacaktır o ayrı.

Onun derdini ele veren ve şiire olan inancını ifade eden mısralar da şöyledir: Türk şiiri çünkü kafirlerin ölümüdür/ Bir salavat yeter bir telaş alması için.

Elyesa Koytak’ın ilk kitabı Hicretsizlik çok kısa zamanda hem okurda hem de şiir çevrelerinde yankısını bulacak gibi.

Kitap, Hakan Arslanbenzer yönetimindeki  Avangard Yayınlarından basıldı.

Kitabın da adı olan Hicretsizlik şiiri şöyle:

hazret-i ömer olsa ağzımı yüzümü dağıtırdı

iftar sonrası çay ve sigaralardan

hazret-i ali kale bile almazdı şu bitirme tezini

bir evsizle çorba içecek kadar cesur olmadığım duyulsa

ensar kız vermezdi

medineli çocuklar

tebessümler fırlatırdı kalbim kanayana dek

tenimi ilk gazvede bırakıp kurtulmak belki

bakışlarıma mescidin kumları bile fazla

 

bir naat yazacak yaşa gelmedim henüz

ezberimde rimbaud ve masamda heidegger

bütün bildiklerim sol cebimde silahsız bir şarjör olarak

beni şimdi en fazla casus yapar, kılığım da müsait

sakallarımdan ahirete iman ettiğim anlaşılmıyor

namaz kılarak bir dünyayı gözden çıkardığım söylenemez

kot pantolon, tişört, beyoğlu ve iyi günler

kılığım da müsait, özel bir görev için, hep burada

orta sınıf kureyşliler arasında yaşamaya

 

bir naat yazacak kadar yaklaşamadım henüz

bankaya dilekçe yazıyorum, boğaziçine proposal

geceleri namık kemal’le gazeteler çıkarıyoruz

- ona artık göğsümün daraldığını sormak istiyorum

göğsümü yani bir tövbe gerekli yani toprağa sokulmak

yani mesela yani demek bile nasıl bir şiirsizlik

çünkü mustafa reşid paşa ingilizlerle baltalimanında

sonra birkaç savaş sonra kemalizm sonra reklamlar

 

mescidi yıldızların altında

ve mescidinde yıldızlar

başımı kaldırsam bir, şu gavur dünyadan

şu çok yapışkan, çok sırnaşık ve sürtük

ey bin kocadan arta kalan ekonomik kalkınma

ey sehersiz, kuşluksuz, şafaksız uyanmalarım

 

ruhü’l-kudüs dudaklarımızı okuyor uzaktan

ne gelir elimizden türk şiirinden başka

 

 

Tweetle

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İsim *

E-Posta *

İnternet Sitesi

Yorum